Neden hala ayni yasamsal hatalari yaptigimizi sorguluyoruz surekli. Neden zaaflarimiza yeniliyoruz? Neden tersini soyledigimiz halde olumsuz olani barindiriyoruz icimizde? Neden cesur olamiyoruz kendi yasamimiza karsi? Neden almamiz gereken acil kararlari surekli erteliyoruz? Neden kendimizden uzaklasiyoruz? Neden aynaya baktigimizda gordugumuz kadina/erkege giderek daha az sevgi duyuyoruz? Neden bizleri yaralamak isteyenlere daha cok aciyoruz sinemizi? Neden basa donuyoruz her defasinda? Daha cok mutlu olmak icin onlarca sebebimiz varken biz neden hesabini bitiremiyoruz buruklugumuzun? Elbette bunca sorunun icinde buldugumuz yanitlar da vardir. Biliyorum ofke geciyor. Bambaska hallere burunuyor duygular. Bir zamanlar ugruna olurum sandigimiz kisiler, olaylar, onemler, utanclar baska bir seye donusuyor zamanla. Hepsi geciyor zaman gectikce. Unutmak uzerine kurulu insan sistemi. Biraz susabilmeyi ogrenmek gerektigini anladim. Kelimeler cok keskin, cok aciticidir ve kan doker. Bizse herkesi sasirtacak kadar dovuscu olup ortaligi kan golune cevirebiliyoruz. Susulmus, soylenmis cok seyimiz var omrumuz boyunca. Oysa ne cok anlatiyor gibiyim. Her zaman frene basiyorum. Giderek daha cok basiyorum ve daha cok yoruluyorum. Arkamda yarali birakmak istemiyorum. Cunku biliyorum, yarali insan tehlikelidir.
Aradigim biraz isiktir gormek icin ve biraz da sudur hayatta kalmak icin. Hep gune cevireyim insan yuzunu, hep dik olsun basim..
30 Mart 2008 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder